İnanç ısıya benziyor
Salı, 25 Mart 2008
İnanmak da inanmamak da çok büyük birer güçtür…
…..
İki üç örnek vereyim;
Dağların tepesinde kaskatı kesilmiş buz kütlelerini kim indirebilir ki ovaya?..
Ya da, çığı kim durdurabilir?..

İnanmak da inanmamak da çok büyük birer güçtür…
…..
İki üç örnek vereyim;
Dağların tepesinde kaskatı kesilmiş buz kütlelerini kim indirebilir ki ovaya?..
Ya da, çığı kim durdurabilir?..
Sabah saat altıya doğru gün ağardı.. Şehir uykusuzdu..
İstanbul, depremden bu yana böyle bir gece geçirmemişti..
Geceyi sokaklarda, açık alanlarda ya da sığınak niyetine apartmanların bodrum katlarında geçirenler, havanın aydınlanmasıyla birlikte bombardımanın dehşetini görmeye başladılar.
Neredeyse her mahallede, her sokakta yıkılmış bir bina vardı..
(more…)

Bir güvercin olacaksan, takla atan güvercin olacaksın.
Ama kendin için atacaksın taklaları.
Ayağından ipe vurulmuş; kanatlarının üç tüyü bantlanmış olmayacak – uçup gidivermeyesin diye.
İstersen döneceksin kalktığın yere, istemezsen hiç inmeyeceksin bile yere.
(more…)
Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna “eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim” dedi sonra düşündü; “oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.”
(more…)