Blogdizel.Com » Blog Arşivi » Bir Kopya-Çeker’in Tavsiyeleri -1

Bir Kopya-Çeker’in Tavsiyeleri -1

Her ne kadar öğretmenler arasında “Kopya çekmenin size faydası yok, zararı var çocuklar” sloganı hüküm sürse de, kopyacılık zanaatı, nesillerden nesillere aktarılarak ve teknolojik gelişmelere de ayak uydurarak gün be gün gelişmiştir. Fakat bütün bu zahmete ve emeğe rağmen, kopya zanaatı son derece haksız sıfatlarla (sahtekarlık, tembellik, beleşçilik, saygısızlık vb) etiketlendiğinden dolayı yanlış tanınmış, müdür odalarında ve veli toplantılarında fena halde aşağılanmıştır. Oysa ki kopyacılık, gözlem ve rol kabiliyeti, koordinasyon ve organizasyon becerisi, çeviklik, zindelik, soğukkanlılık, cesaret, dikkat ve motivasyon gerektiren bir uğraştır. Kopya, ezberci eğitime karşı bir başkaldırı, sınav kabusunu yerle bir eden süper bir savunma aracıdır.

Hazırlık aşaması

Öncelikle dersin öğretmenini iyi tanıyın. Genel olarak nelere dikkat ettiğini, mimik ve jestlerini, ama en çok da reflekslerini iyi takip edin. Masada oturmayı seven ve ayakta durmayı seven öğretmenlere karşı uygulayacağınız yöntem birbirinden farklıdır ve bu da çok önemli bir ipucudur. En ufak bir gözlem hatası bütün planlarınızı alt üst edebilir.

Dersini seven, öğretmeni dinleyen ve not alan bir öğrenci gibi gözükün. Ne yazdığınız çok önemli değil, dün izlediğiniz filmin özetini de yazabilirsiniz, ama arada bir dersle alakalı birkaç cümle de serpiştirin ki öğretmeniniz şöyle bir göz ucuyla baktığında hayal kırıklığına uğramasın.

Sıranızın pozisyonu bir başka önemli faktördür. Konuşlanacağınız yeri iyi seçmeli, sınav sırasında yer değiştirmemelisiniz. En beceriksiz ve göze batan kopyacılar arka sıralardan çıkar, o yüzden oralardan uzak durun. Ayrıca iş bilir bir öğretmen sınıfı masasından değil, en arkadan gözleyecektir, bunu sakın unutmayın. O yüzden yerleşeceğiniz sıra nispeten öne yakın olmalıdır.

Daha ilk günden itibaren sıranızı kirletmeye, üzerine resimler yapmaya, yazılar yazmaya başlayın. Ama sakın abartmayın, aralarda kopya yazabileceğiniz boşluklar bırakmanız gerekiyor.

Işıklandırmanın önemi de apayrıdır. Yaz aylarında güneş alan, kış aylarında ise lambaya yakın olan bir sırayı tercih etmelisiniz. Bütün yıl minyatür kağıtlardan mikro harfleri okumaya çalışacaksınız, hiçbir şey konsantrasyonunuzu bozmamalı.

Bir diğer kuralımız da sıra arkadaşımızla aramızdaki güven sorunsalıdır arkadaşlar. Eski bir kopya-çeker atamız “Her koyun kendi bacağından asılır” diye buyurmuştur, bunu aklınızdan çıkarmayın. Arkadaşınızla ilişkiniz ne kadar sağlam olursa olsun, asla kendinizi tamamen ona yönlendirmeyin, aslolan kendi taktiğinizdir.

Etiketler: , ,



Yorum Yapın