Kelime Haznesi - 4

Kelime Haznemi Geliştiriyorum -5

bârân (farsça) – yağmur

cedid (arapça) – yeni, kullanılmamış, çok az zamandan beri bilinen ya da bulunan

emâre (arapça) – belirti, ipucu, âlâmet, nişan

gaile (arapça) – dert, sıkıntı, keder, felaket, uğraştırıcı ve sıkıntılı iş, savaş

hakaret (arapça) – hor görme, hakirlik, incitme, küçük düşürme

îcâr (arapça) – kiraya verme, verilme, kira parası

kat’i (arapça) – kesin, kuşkuya yer bırakmayan, kesip atan

vitray (fransızca) – (birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş renkli cam parçalarından oluşan), saydam pencere süslemesi ya da resim

fresk (italyanca) – (kireç suyunda eritilmiş madeni boyalarla, yeni sıvanmış olan) ıslak bir duvar üzerine resim yapma tekniği, bu yolla yapılmış duvar resmi

hengâme (farsça) – kavga, gürültü

obezite (fransızca) – aşırı şişmanlık

agorafobi (yunanca) – alan korkusu, kimi kişilerin geniş ve açıklık yerlerden, parklardan, geniş caddelerden duyumsadıkları ürkeklik hastalığı

barbekü (ingilizce) – (genellikle açık havada) ızgara yapmak için hazırlanmış ocak

gabardin (fransızca) – (yünlü ya da pamuklu, ince, su geçirmez özellikte) bir tür kumaş, su geçirmez kumaştan yapılmış reglan pardösü

antiseptik (fransızca) – (oksijenli su, bakır sülfat vb. gibi) mikropları öldürmek için kullanılan (madde)

ilhâk (arapça) – katma, katılma, karışma, katıştırma, sözcüğün sonuna bir harf ya da edat ekleme

halef (arapça) – babadan sonra kalan oğul, memurlukta birinden sonra gelip onun yerine geçen kişi

selef (arapça) – (bir yerde, bir işte, bir görevde) başka birinden önce bulunmuş kişi

selîm (arapça) – sağlam, kusursuz, doğru

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum Yapın