Zamane Çocuğu

Z.Ç. (Zamane Çocuğu)
Form doldurmak insana özgüdür;
Mesela hiçbir gergedan, yaşamı boyunca kendisini bir köşeye kıvrılmış,
anasının kızlık soyadını yazarken bulmaz.
Kutucuk işaretlemek, seviye tespit sınavlarında inim inim inlemek ise zamane çocuklarına özgüdür.
Sabah gün doğumunda, antiloplar eğilmiş, sudaki gölgeleriyle bakışır,
günebakan çiçekleri toplu halde güneşe dönerlerken,
C plakalı bir takım minibüslere doluşmak,
büyük filler; küçücüğü bile kocaman filler düzlüklere yayılır,
yavru aslanlar boğuşurken,
tahta bir sıraya oturtulup, saatlerce ama saatlerce
adı “ders” konup kurtulunmuşta,
sekiz yüz elli sene bile olsa yaşamları,
kullanılamayacak bilgiyi beyinlerine doldurmak,
gün batarken,
yeller Baragan’da dikenleri,
Kalahari’de kumları yuvarlarken,
“dershane izinlisi” olarak salınmak,
uyanamadıkları kabusta, kendilerini bir başka floresan lamba altında,
bir başka “gözü saatin yelkovanında” hocanın karşısında bulmak;
“hay türevine de, limitine de…” diye haykırmak,
gök yarılmış, Serengeti’de yağmurlar yağarken,
baktıkları tavanda, tavan puanı anımsamak,
ayılar inlerinde oynaşırken, dönebildikleri evlerinde 15 inch’lik bir pencerede,
kan çanağı gibi gözlerle rakam yumaklarının, ezberletilecek sonu gelmez satırların arasında boğuşmak,
araya da bol infilaklı oyunlar sıkıştırmak,
kısaca;
amansızca çalışmak
ama sadece şablon dersleri çalışmak,
yaşamın en rafine, en sağlıklı, en enerjik, en coşkulu yıllarını,
satırların, ekranların, sınavdaki küçücük kutuların arasında ıskalamak,
bir pazar günü seçilmek ve yerleştirilmek için pazara çıkartılıp,
“c” şıkları, “a” şıkları arasında kaybolmak
ve bir türlü hayatın “yumuşak g”,
yani “hiçbirisi” şıkkını işaretleyemeden,
işleyecek kollarını,
koşacak bacaklarını kaptırdıkları makinanın deliklerine,
körpecik boyunlarını kaptırmak,
Z.Ç.larına, zamanelerin çocuklarına özgüdür…
düş hekimi yalçın ergir ©
Etiketler: zamane çocukları